İTİRAZ EDEMEYENLER!
Toplu yaşam alanlarımızda sorunları, komşuluk hukukunu ve sosyal medyada şov yapan denetim kurullarını konuştuk.
Bu hafta ise sitelerimizin başka bir kanayan yarasına bakacağız: Alınan karara usulünce itiraz edemeyip, tepkisini aidat ödemeyerek gösteren komşularımıza.
Pek çok kat maliki veya kiracı, genel kurulda alınan bir kararı ya da yönetimin tutumunu beğenmediğinde ilk iş şunu söyler: “Ben bu karara katılmıyorum, dolayısıyla bu ayki gider payını ödemiyorum!”
Peki, bu gerçek bir hak arama yöntemi midir? Yoksa usulünce itiraz edememenin bir kaçışı mı?
Kat Mülkiyeti Kanunu son derece nettir: Kat malikleri, ortak gider ve aidat borçlarından keyfi gerekçelerle kaçınamazlar.
“Ben o kararı desteklemedim” ya da “Yöneticinin üslubunu beğenmiyorum” diyerek ödeme yapmamak hukuken geçersizdir.
Çünkü siz ödemeyi kestiğinizde cezalandırdığınız kişi yönetici değil, yan dairedeki komşunuz olur. Eksik bütçe yüzünden asansör bakımı aksar, ortak alanın elektriği kesilir. Yani tepkinizi yönetime gösterdiğinizi sanırken, faturayı dürüstçe aidatını ödeyen komşunuza kesersiniz.
Toplu yaşamda hak aramanın yolu keyfi ihlal değil, usulüne uygun itirazdır. Karara karşıysanız genel kurulda muhalefet şerhi düşer, gerekirse sulh hukuk mahkemesinde kararın iptalini istersiniz.
Kısacası; itiraz hakkı mahkemede veya genel kurulda aranır, banka dekontunda değil!
Hak ararken bile komşumuzun hakkına saygı duymak zorundayız.
Unutmayalım: Haksızlığa karşı izlenen haksız yol, kimseyi haklı çıkarmaz.
İbrahim PARLAK