Dolar 44,8794
Euro 52,8599
Altın 6.914,86
BİST 14.493,27
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 18°C
Açık
İstanbul
18°C
Açık
Sal 20°C
Çar 11°C
Per 14°C
Cum 16°C

‘ASLA İZİN VERMEYİN!..’

Samsun OMÜ’den Prof. Dr. Kumcağız, anne ve babaları uyardı: Çocuğun öfkesini yönetmeyi öğrendiği ilk yer ailedir

‘ASLA  İZİN  VERMEYİN!..’
20 Nisan 2026 16:43

Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölüm Başkanı Prof. Dr. Hatice Kumcağız, “Aile, çocuğun öfkesini dindirebileceği veya kontrol edebileceği ilk yerdir. Ancak duygusal ihmal, çocuğun internetteki dünyasına ailenin ilgisiz kalması çocuğun olumsuz davranışlara yönelmesine zemin hazırlayabilmektedir” dedi.

'ASLA  İZİN  VERMEYİN!..'

SOSYAL İZOLASYON, YOĞUN ÖFKE…
OMÜ Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölümü Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hatice Kumcağız, “Çocukların saldırganlık içeren davranışları, birçok olumsuz faktörün birleşerek oluşturması sonucu gerçekleşmektedir. Bunlardan psikolojik faktörler olarak, sosyal izolasyon, depresyon ve yoğun bir öfke durumunun etkili olabileceği söylenebilir. Kendini farklı gören, çevresinden beklediği ilgiyi görmeyen çocuklarda zamanla derin kırgınlık, şiddetli bir intikam arzusu gelişebilir” diye konuştu.

'ASLA  İZİN  VERMEYİN!..'

Prof. Dr. Hatice KUMCAĞIZ

AİLE, DÜNYAYA AÇILAN İLK KAPI
Benzer şekilde dikkat edilmesi gereken bir diğer faktörün ‘akran zorbalığı’ olduğuna dikkati çeken Kumcağız, “Okulda ‘görünmez’ olan ya da sürekli ‘aşağılanan’ zorba davranışlara maruz kalan çocuk, zamanla ‘mağdur’ rolünden ‘cezalandırıcı’ rolüne geçebilir. Çocuğun ilk güvenli limanı ailesidir. Aile, çocuğun dünyaya açılan ilk kapısıdır. Çocuk, öfkesini nasıl kontrol edeceğini ilk anne- babasını gözlemleyerek öğrenir. Anne veya baba öfkelendiğinde bağırıyorsa, çocuk ‘sorun çözme yöntemi bağırmaktır’ sonucuna varır. Anne-baba tutumları da çocuğun davranışlarının gelişiminde önemli bir yer tutmaktadır. Aşırı baskıcı (otoriter) veya aşırı serbest bırakıcı (ihmalkar) anne baba tutumları şiddeti tetikleyebilir” dedi.

ÖZGÜVEN İÇİN KOŞULSUZ SEVGİ
En sağlıklı olanın, sınırların belli olduğu ama çocuğun duygularının dinlendiği demokratik yaklaşımlar olduğunu ifade eden Prof. Dr. Kumcağız, “Çocuğun oynadığı oyunları, izlediği videoları denetlemek ve şiddeti normalleştiren içeriklerden onu korumak ailenin sorumluluğundadır. Anne babaları tarafından çocuğa verilecek olan koşulsuz sevgi, çocukta özgüven gelişiminde önemlidir. Değerli olduğunu hisseden ve özgüveni yüksek olan çocukların, başkalarına zarar vererek kendini kanıtlama ihtiyacı daha düşüktür. Aile, çocuğun öfkesini dindirebileceği veya kontrol edebileceği ilk yerdir. Ancak, duygusal ihmal, çocuğun internetteki dünyasına ailenin ilgisiz kalması çocuğun olumsuz davranışlara yönelmesine zemin hazırlayabilmektedir. Çocuğun gelişiminde okul iklimi de önemli bir yer tutmaktadır. Okulda sadece akademik başarıya odaklanarak öğrencilerin sosyo-duygusal ihtiyaçlarının görmezden gelinmesi riski artırabilir” diye konuştu.

'ASLA  İZİN  VERMEYİN!..'

ALINMASI GEREKEN TEDBİRLER
Ailenin ve okulun alması gereken tedbirlere de değinen Prof. Dr. Kumcağız, şunları söyledi:

“Çocuklar ilk olarak anne babalarını model almaktadırlar. Bu kapsamda çocuklar, çatışma çözme becerilerini anne babalarını izleyerek öğrenir. Anne babalar, kendi stres ve öfke anlarında sakin kalmalı, sorunu bağırarak veya şiddetle değil, konuşarak çözerek ‘doğru yöntem budur’ mesajı vermelidir. Çocuğun gelişiminde ailelerin dijital denetimi ve medya okuryazarlığı önemli bir yer tutmaktadır. Şiddeti normalleştiren video oyunları ve kontrolsüz sosyal medya içerikleri, çocuktaki empati duygusunu köreltir. Anne babalar, çocuklarıyla birlikte içerik analizi yaparak çocukları ile etkileşimde olmalıdırlar. Evde duyguların konuşulmasına izin verilmelidir. Okulun alması gereken tedbirler ise; okul yönetimi tarafından ‘akran zorbalığı’na karşı gerekli önlemler alınmalı, bir çocukluk şakası olarak değerlendirilmemeli, gerekli disiplin kuralları uygulanmalıdır.

'ASLA  İZİN  VERMEYİN!..'

SPOR VE SANATA YÖNLENDİRİLMELİ
Mağdur öğrenci korunurken, zorba davranış gösteren öğrenciye rehabilitasyon odaklı yaklaşılmalıdır. Okullarda çocukların akademik başarılarının yanı sıra sosyal, duygusal ve kişisel gelişimlerine de odaklanmak gerekmektedir. Akademik başarı ile birlikte bu 3 alanın okul ortamında desteklenmesi, sağlıklı bireyin yetişmesini temelini oluşturmaktadır. Çocuklar, enerjilerini olumluya kanalize eden spor ve sanat faaliyetlere yönlendirilmelidir. Okulda çocuklar gözlenmeli, sessiz, izole edilmiş, dışlanan, okul devamsızlığı olan, ani davranış değişikliği olan çocuklar rehberlik servisi tarafından risk grubu olarak takip edilmelidir. Okul ortamında öğrencilerin, arkadaşları arasında öğrendikleri tehdit içeren durumları, ‘ispiyonculuk’ endişesi taşımadan gizlilik içinde bildirebilecekleri kutular veya dijital platformlar oluşturulabilir.”