GÖKSEL BAŞAR’IN GÜNDEMİ, NEDEN SÜREKLİ SERDAL SEFA KOCABAŞ?
Bafra projeleri konuşmayı beklerken seçim neden karalama ve tartışmaların gölgesinde kalıyor?
Bafra Ticaret ve Sanayi Odası seçimleri yaklaşırken kamuoyunun önüne çıkan tablo üzerinde düşünmek gerekiyor. Bir tarafta mevcut yönetimin çalışmalarını, projelerini ve gelecek dönem hedeflerini konuşması beklenen bir seçim süreci; diğer tarafta ise gündemi sürekli rakip üzerinden kuran, tartışmaları büyüten ve kamuoyunun dikkatini kişisel hesaplaşmalara yönelten bir iletişim dili var.
Asıl soru şu: Bafra TSO başkanlığına talip olan bir aday, neden kendi projelerini anlatmak yerine mevcut başkanın gündemini tartışmaya bu kadar fazla zaman ayırıyor?
Göksel Başar’ın son dönemde kamuoyuna yansıyan açıklamalarına ve kendisiyle ilişkilendirilen seçim gündemine bakıldığında, geçmiş dönemlerin OSB çalışmaları ve çeşitli iddialar üzerinden yoğun bir tartışma yürütüldüğü görülüyor. Elbette her aday mevcut yönetimi eleştirebilir. Ancak eleştirinin bir amacı ve ulaşmak istediği bir sonuç olmalıdır.
Peki, eleştirinin yerini sürekli yeni bir tartışma alıyorsa ortada seçmene sunulan nasıl bir gelecek vizyonu vardır?
Bir adayın yalnızca rakibinin eksiklerini sıralaması, kendi yönetim anlayışını ortaya koyduğu anlamına gelmez. Üyeler, mevcut yönetimin neyi yanlış yaptığını dinlemek kadar, kendilerinin neyi farklı yapacağını da bilmek ister.
Hangi yeni yatırımlar desteklenecek? Üyelerin işlerini geliştirmek için hangi adımlar atılacak? İstihdamı artırmak, yatırımcı çekmek ve Bafra’nın ekonomik potansiyelini büyütmek için hangi projeler hazırlanmış durumda?
Bu soruların cevabı, seçim döneminde rakibine saldırmaktan çok daha önemlidir.
Peki, bu seçim stratejisinin arkasındaki akıl ne?
Bir seçim kampanyası tesadüfen şekillenmez. Hangi konuların gündeme taşınacağı, hangi açıklamalara cevap verileceği, hangi görüntülerin kullanılacağı ve kamuoyunun dikkatinin nereye yöneltileceği belirli bir iletişim stratejisinin parçasıdır.
Bu nedenle Bafra kamuoyunun sorması gereken sorulardan biri de şudur:
Göksel Başar seçim sürecinde hangi stratejiyle ilerliyor? Bu stratejiyi kimler oluşturuyor? Kendisine kimler danışmanlık yapıyor? Kendisine bu kaba dili kim layık görüyor? Seçim iletişiminin merkezine neden projelerden çok rakibin açıklamalarına verilen cevaplar yerleşiyor?
Bu soruların sorulması, herhangi bir kişiyi peşinen suçlamak anlamına gelmez. Aksine, kamuoyunun önüne çıkan siyasi iletişim dilinin nasıl şekillendiğini anlamaya yönelik meşru sorulardır.
Dahası, seçim döneminde haberlerin hangi kaynaklardan beslendiği, iddiaların hangi belgelerle desteklendiği ve farklı görüşlere ne ölçüde yer verildiği de önemlidir. Yerel basının güvenilirliği, yalnızca neyin haber yapıldığıyla değil, haberin nasıl doğrulandığıyla da ilgilidir.
Bir konunun farklı yayınlarda tekrar tekrar gündeme gelmesi, o konunun bağımsız kaynaklarla doğrulandığı anlamına gelmez.
Hele ki sözde farklı yayınların sahibi aynı kişi ise ve o kişiyle doğrudan bir para ilişkisi olduğunda bu, utanç verici bir hâl alır.
Bu bakımdan haberlerin kaynakları, dayanakları ve varsa ticari ilişkileri konusunda şeffaflık, bütün taraflar için önem taşır.
Kamuoyunun merak ettiği mesele, kimin kiminle görüştüğünden ibaret değildir. Asıl mesele, seçim iletişiminin hangi amaçla yürütüldüğü ve bu iletişimin Bafra’nın sorunlarına ne kadar cevap verdiğidir.
Karalama siyaseti projelerin yerini tutar mı?
Seçim dönemlerinde eleştiri yapmak kolaydır. Bir rakibin açıklamasındaki eksikliği bulmak, eski bir tartışmayı yeniden gündeme taşımak veya yeni bir iddia üzerinden kamuoyunun dikkatini çekmek mümkündür.
Ancak bir şehrin ekonomik geleceğini planlamak bundan çok daha fazlasını gerektirir.
Bafra’nın sanayi bölgelerinin gelişmesi, yatırımcıların desteklenmesi, işletmelerin büyümesi, ulaşım bağlantılarının iyileştirilmesi ve çalışanların ihtiyaçlarının karşılanması için somut projelere ihtiyaç var.
Örneğin OSB Cami Projesi ve OSB Kreş Projesi, sanayi bölgelerindeki sosyal ihtiyaçların ele alınması bakımından değerlendirilmesi gereken başlıklardır. Kolay Yolu Bağlantı Köprüsü ile Vezirköprü’yü Bafra’ya bağlayacak yol projesi de bölgesel ulaşım ve ticari bağlantılar açısından önem taşıyan konulardır.
Bu projelerle ilgili asıl tartışma, kimin diğer aday hakkında ne söylediği değil; projelerin hangi aşamada olduğu, hangi kurumlarla birlikte yürütüleceği, finansmanının nasıl sağlanacağı ve Bafra’ya ne kazandıracağı olmalıdır. Seçim döneminde özellikle proje dilinden dolayı Serdal Sefa Kocabaş’a ayrıca şahsım adına teşekkür ederim.
Sayın Göksel Başar’ın da kamuoyuna anlatabileceği bir gelecek planı varsa bunu açıkça ortaya koyması beklenir. Hangi projeleri hazırlamıştır? Üyelerin hangi sorunlarına çözüm
getirecektir? Yeni yatırım ve istihdam için hangi somut adımları atacaktır? Mevcut yönetimden farklı olarak nasıl bir yol izleyecektir?
Bu soruların cevabı, seçim yarışını kişisel tartışmaların dışına çıkarıp gerçek bir proje yarışına dönüştürebilir.
Çünkü rakibin ne yaptığını eleştirmek başka, kendisinin ne yapacağını göstermek başkadır.
Bafra’nın kaybedecek zamanı yok!
Bugün Bafra’nın ihtiyacı, seçim gündeminin her gün yeni bir tartışmayla değişmesi değil. İhtiyaç duyulan şey, işletmelerin sorunlarına çözüm üreten, yatırımcıların önünü açan, istihdamı artırmaya çalışan ve kurumlar arasında iş birliği geliştiren bir yönetim anlayışının konuşulmasıdır.
Göksel Başar’ın kamuoyuna yönelttiği eleştiriler kadar, kendi gelecek dönem planını da anlatması beklenir. Seçim stratejisini kiminle oluşturduğu, hangi danışmanlardan yararlandığı, hangi haber sayfası sahipleriyle para ilişkisinin olduğu, bunları karalama amacıyla nasıl kullandığı ve bu doğrultuda haber gündeminin nasıl şekillendiği soruları da ancak somut bilgiler ve şeffaf açıklamalar üzerinden anlam kazanır.
Aynı şekilde, mevcut yönetimin de çalışmalarını belgelerle ortaya koyması ve gelecek dönem projelerini açık bir takvimle anlatması gerekir. Böylece Bafra TSO üyeleri, kararlarını yalnızca seçim döneminin söylemlerine göre değil, karşılarına konulan gerçek seçeneklere göre verebilir.
Bu seçimde cevap bekleyen en önemli soru belki de şudur:
Bafra TSO başkanlığına talip olanlar, üyelerin geleceği için hangi projeleri hazırladı; yoksa seçim gündemi rakipler hakkında konuşmaktan mı ibaret kalacak?
Özellikle bu sorunun Sayın Göksel Başar’ı ilgilendirdiğine dair ayrıca bir not düşülmesini faydalı görüyorum.
Lütfen biraz proje konuşalım…
Bafra’nın ihtiyacı daha fazla tartışma değil, daha fazla üretimdir. Daha fazla karşılıklı suçlama değil, daha fazla somut projedir. Daha fazla gündem kavgası değil, üyelerin hayatında karşılığı olan sonuçlardır.
Çünkü seçim bittiğinde geriye haber başlıkları değil, yapılan işler kalacaktır.