‘ÜNVAN TANIMAZ BİR ÇÖKÜŞ!’
Samsun’da BES üyeleri, İstanbul Adliyesi’nde savcı kadının silahla vurulması olayına sert tepki gösterdi
Samsun’da Büro Emekçileri Sendikası(BES) yönetimi, İstanbul Adliyesi’nde bir savcının, görev yaptığı kurumda, bir savcı kadını silahla vurmasına sert tepki gösterdi. Açıklamada, “Kadına yönelik şiddet, ünvan tanımaz bir çöküştür” değerlendirmesi yapıldı.
‘ÇÖKÜŞÜN AÇIK GÖSTERGESİ’
Konuyla ilgili açıklamayı yapan BES Samsun Şube Kadın Sekreteri Emine Boyraz, “İstanbul Adliyesi’ndeki bu olay kadına yönelik şiddetin ülkemizde geldiği vahim noktayı gözler önüne sermiştir. Bu olay, yalnızca bireysel bir suç değil, hukuk, eğitim, toplumsal değerler ve denetim mekanizmalarının birlikte çöktüğünün açık göstergesidir” dedi.
‘BİREYSEL DEĞİL YAPISAL…’
Kadına yönelik şiddetin artık sadece eğitimsizliğin ya da yoksulluğun sonucu olarak açıklanamayacağını söyleyen Boyraz, “Aksine bu olay, eğitimli, makam sahibi, devlet gücüne erişimi olan kişilerin dahi şiddeti meşru görebildiği tehlikeli bir zihniyet iklimine sürüklendiğimizi göstermektedir. Bu durum, sorunun bireysel değil yapısal olduğunu kanıtlamaktadır” diye konuştu.
‘KADIN HER ALANDA KORUMASIZ’
“Eğitimli olan da olmayan da aynı şiddet kültürüyle kuşatılmakta” diyen Emine Boyraz, ayrıca şunları söyledi:
“Ekonomik güvencesizlik, adaletsizlik ve cezasızlık algısı öfkeyi şiddete dönüştürmekte,
Kadınlar, yaşamın her alanında korunmasız bırakılmaktadır. Oysa bu ülkenin kurucu aklı çok nettir. Mustafa Kemal Atatürk, (Bir toplum, cinslerinden yalnız birinin yüzyılımızın gerektirdiklerini elde etmesiyle yetinirse, o toplum yarı yarıya zayıflamış demektir) diyerek kadının yaşam hakkını, eşitliğini ve onurunu devletin temel meselesi olarak tanımlamıştır.

ADLİYEDE ŞOK OLAY: 13 Ocak’ta meydana gelen olayda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesinde savcı Muhammet Çağatay Kılıçaslan, gönül ilişkisi olduğu iddia edilen kadın hakimi duruşma sırasında silahla vurdu.
‘YAŞAM HAKKI PAZARLIK EDİLEMEZ’
Bugün yapılması gerekenler açıktır: Kadına yönelik şiddette cezasızlık algısına kesin olarak son verilmelidir. Silah taşıma ve bulundurma koşulları, özellikle kamu görevlileri açısından çok daha sıkı denetlenmelidir. Eğitim yalnızca diploma değil, eşitlik, öfke kontrolü ve insan hakları bilinci kazandıracak şekilde yeniden ele alınmalıdır. Ekonomik güvencesizlikle mücadele, kadına yönelik şiddetle mücadelenin ayrılmaz parçası olarak görülmelidir. Kadınların yaşama hakkı pazarlık konusu değildir.”
Sibel TOPAL

