HALİT DOĞAN’IN ‘ÖZEL’İ BU MU?
Siyasetin en eski, en bayatlamış tartışmalarından biridir;
Liyakat mı, sadakat mi?
Yani bir göreve layık olanın getirilmesi midir doğru olan, yoksa kişisel yakınlık duyulan birinin koltuğa oturtulması mı?
Buna “Nepotizm” diyorlar!
Bugüne kadar nepotizmin her türünü gördük çok şükür!
Ama bunun en somut örneği Samsun Büyükşehir Belediyesinde sırıtıyor!
Hem de ne sırııtma!
Adeta gözümüze gözümüze sokuluyor!
Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan tarafından yapılan bir atama
evlere şenlik cinsinden!
Elbette Halit Doğan kimlerle çalışacağına, iş arkadaşlarına kendisi karar verir.
Ama insan biraz da liyakat arar çünkü buralar görev yeridir, halka hizmet makamlarıdır…
”Bu adamı getirdim ama bu koltuğu dolduracabilecek mi” diye bir endişesi olur insanın en azından…
Herkes şikayetçi çünkü Samsun Büyükşehir Belediyesi Özel Kalem işgalcisinden!
Zekeriya Özkan bey denilen bu zatı kimler keşfetti?
Bugüne kadar nerelerdeydi?
Samsun’u zerre bilmediği ortaya çıkan bu zata üstelik basını da bağladılar.
En son ne zaman eline gazete almış da okumuştur, bilen yoktur!
Samsun basınından kaç kişiyi tanır?
Samsun’da 3 tane gazetecinin ismini say desen sayamaz!
Üstelik bir önceki dönem,
Yani Mustafa Demir’in Özel Kalem Müdürü Süleyman Demirtaş…
O kadar sevilen biriydi ki…
Zekeriya denen bey, bu güzelliğin tam tersi…
Adam kendisiyle bile kavgalı!
Evlat olsa eldivenle sevilecek cinsten…
Canik Halk Eğitim Merkezi Müdürüydü…
Bu kritik koltuğa başkanın üniversiteden ev arkadaşı diye getirilmesi doğru mu?
Zekeriya Özkan’ın apar topar özel kaleme getirilmesi şehirde ciddi soru işaretleri yarattı…
Hakkında olumlu konuşan tek bir kişi bulamazsınız!
En son belediyeye ne zamana gitttiniz, bilmiyorum!
Ama isterseniz bir gidin…
Ne demek istediğimi anlarsınız!
Dahası belediye başkanlığı katına çıkabilecek misiniz?
Ondan da emin değilim!
Çünkü başkanlık katının altında, birinci katta,
Özel kalemin emriyle bir barikat kurulmuş!
Önce ahiret sualleri var!
Sonra bir yolunu bulup, sizi defedip gönderirler, uyanık olun ya da özel kalemden özel ricacı olun!
Bu koltuklar dost meclisi değildir!
Özel kalem makamı, sadece protokol ağırlayan ve randevu düzenleyen sıradan bir birim hiç değildir.
O makam aynı zamanda belediye başkanına ulaşan bilgilerin süzgeci, kurum içi koordinasyonun merkezi ve yönetim mekanizmasının en stratejik noktalarından biridir. Ancak bu atamayla birlikte vizyoner bir yönetim anlayışı yerine, güvenli liman arayışının tercih edildiği net şekilde anlaşılıyor.
Vatandaşlar haklı olarak bu göreve getirilen ismin Samsun’un sorunlarını ne kadar bildiğini sorguluyor.
Kentin karmaşık siyasi geçmişine ne kadar hâkim?
Bilen var mı?
Bu devasa büyükşehir bürokrasisini nasıl yönetiyor?
Ya da yönetebiliyor mu?
Ayrıca iş dünyasıyla, sivil toplum kuruluşlarıyla ve yerel yönetim dinamikleriyle bugüne kadar hangi düzeyde ilişkiler geliştirebildi!
O makamdan memnun ayrılan bir kişi var mı?…
Yerel yönetimlerde başarının yegane ölçüsü arkadaşlık veya referans ilişkileri değil, ortaya konulan somut hizmettir.
Vatandaşlar kritik görevlerde “Bu kişi başkanın yakını olduğu için mi burada, yoksa bu görevi en iyi yapabilecek isim olduğu için mi burada?” sorusuna tatmin edici yanıtlar almak istiyor.
Ne yazık ki halkın karşısına çıkarılan bu tarz atamalar toplumsal güveni zedelemekten başka bir işe yaramıyor.
Samsun gibi büyük ve stratejik bir şehirde yaşayan insanlar artık bürokratik isimlerin geçmiş başarı hikayelerini ve vizyonlarını görmek istiyor.
Çünkü büyükşehir belediyesi kişisel sadakatlerin ödüllendirileceği bir yer olamaz!
Demokrasilerde en güçlü soru her zaman güncelliğini korur:
Yapılan görevlendirmeler gerçekten liyakat esasına göre mi şekilleniyor, yoksa yakınlık ilişkileri hak eden isimlerin önüne mi geçiyor?
Yoksa bir iddiaya göre,
Zekeriya denen vatandaş,
Tarikat cemaat ilişkileriyle mi bu göreve geldi?
İnsan haliyle merak ediyor!
Musa GÜN
