Dolar 46,6422
Euro 53,2514
Altın 6.058,28
BİST 14.195,16
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 32°C
Açık
İstanbul
32°C
Açık
Sal 31°C
Çar 31°C
Per 31°C
Cum 31°C

‘400 BİN KİŞİ İŞSİZ KALDI!..’

Samsun’da konuşan Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı Gültekin Uysal, “Son 3 yılda Türkiye’de başta tekstil olmak üzere konfeksiyon ve deri sektörlerinde 400 bin istihdam kaybı yaşandı” açıklamasını yaptı

‘400 BİN KİŞİ İŞSİZ KALDI!..’
29 Haziran 2026 14:56

Samsun’da konuşan DP Genel Başkanı Gültekin Uysal, basın mensupları ile gerçekleştirdiği toplantıda, “Son 3 yılda Türkiye’de başta tekstil olmak üzere konfeksiyon ve deri sektörlerinde maalesef 400 bin istihdam kaybı yaşanmıştır. Türk sanayisinin rekabet gücünü kaybettiği, özellikle yoğun enerji kullanımına dayalı sektörlerin giderek daraldığı açıktır. Bu ekonomik, siyasi ve toplumsal düzenin Türkiye’yi refaha ulaştırması mümkün değildir” dedi.

İŞSİZ

‘YENİ BİR SİYASAL SÜREÇ İÇİNDEYİZ’
Toplantıya DP Genel Başkan Yardımcısı Erdem Demirdağ, DP Samsun İl Başkanı Mustafa Kemal Kumbasar ve çok sayıda basın çalışanı katılım sağladı. Kavramların ve tanımların değiştiği yeni bir siyasal sürecin içerisinde olduklarını belirten DP Genel Başkanı Uysal, “Türkiye, deyim yerindeyse önemli bir kavşağa doğru ilerliyor. Kavramların ve tanımların değiştiği yeni bir siyasal sürecin içerisindeyiz. İktidarın kendisi açısından en olumlu sonucu alabileceğini düşündüğü bir eşikte, seçim kararı alacağı bir döneme giriyoruz. Türkiye’nin karşı karşıya olduğu çok temel meseleler bulunuyor. Adına keyfi rejim dediğimiz Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ortaya çıkardığı olumsuzluklar var. Milyonlara bedel ödeten yanlış politikalar var ve önümüzde bunların daha da ağırlaşacağı bir süreç bulunuyor” diye konuştu.

İŞSİZ

’65 MİLYAR DOLAR FAİZ ÖDENDİ’
Yanlış politikaların sonucu olarak faiz ödemelerinin arttığını ifade eden Gültekin Uysal, “Yanlış veriler üzerine kurulmuş, TÜİK’in iktidarın ihtiyaçları doğrultusunda manipüle ettiği enflasyon rakamları üzerinden şekillendirilmiş bir programın başarıya ulaşması mümkün değildir. Kurumların bağımsızlığının, başta Merkez Bankası olmak üzere ortadan kaldırıldığı bu süreçte uygulanan politikalar serbest piyasa düzeni değil, talimatla yönetilen bir ekonomi anlayışına dönüşmüştür. Bugün milyonlar yoksulluğa mahkum edilmiştir. Bir karşılaştırma yapmak gerekirse; 2002 yılında en düşük emekli maaşı alan bir vatandaşın geliri asgari ücretin yüzde 140’ına karşılık gelirken bugün bu oran maalesef yüzde 70’e kadar düşmüştür. Diğer tarafta 23 yıldır kamu kaynaklarının öncelikleri yanlış belirlenmiştir. Usulsüzlüklerin ve yolsuzlukların sistematik hale geldiği bir süreç yaşanmıştır ve bunun bedelini bugün Türkiye ödemektedir. 2022 yılı sonunda Türkiye Cumhuriyeti Devleti 19,9 milyar dolar faiz öderken, bugün bu yanlış politikaların sonucu olarak faiz ödemesi 65 milyar dolar seviyesine ulaşmıştır. Hatta 65 milyar dolarla kapanırsa buna bile şükretmek durumunda kalınacaktır. 2022 yılında 19,9 milyar dolar olan faiz yükünün 2026 yılında 65 milyar dolara çıkmasının hesabı sorulmalıdır. İşte bu sorunun cevabı Türkiye’deki keyfi düzendedir. Kendi yanlışlarının bedelini kendileri ödemek yerine millete ödettikleri bir düzendir. Bugün bu düzenin içerisinden çıkamayacaklarını gördükleri için yüzde 50+1 sistemi iktidarı farklı arayışlara mecbur bırakmıştır. Seçim hesapları doğrultusunda yürüyen bir süreç görüyoruz” ifadelerini kullandı.

İŞSİZ

1946’DAN BU YANA MÜCADELE
Siyasi partilerin demokrasinin vazgeçilmez unsurları olduğunu söyleyen Uysal, “Türkiye’nin karşı karşıya olduğu mesele yalnızca terörle mücadele değildir. Terörle mücadeleyi de içine alan etnik bölücü siyasetle mücadeledir. Coğrafyamızda çok önemli gelişmeler yaşanmaktadır. AK Parti iktidarının Suriye politikalarının sonucunda bölgede farklı yapılanmalar ortaya çıkmıştır. Ancak şartlar Türkiye’nin lehine gelişmiş ve dengeler değişmiştir. Diğer taraftan iktidarın her sıkıştığında gündeme taşıdığı bir yeni anayasa söylemi vardır. Bugün yeniden bunun ısıtılarak kamuoyunun önüne getirildiğini görüyoruz. Bizim tavrımız nettir. Türkiye’nin ihtiyacı daha fazla demokrasidir. Türkiye’nin ihtiyacı daha fazla adalettir. Bugün iktidarın yanında duranların her türlü hak ve imkandan faydalanabildiği, karşısında duranların ise ancak izin verildiği ölçüde hukuk ve demokrasiye ulaşabildiği bir Türkiye anlayışı ortaya çıkmaktadır. Buna rıza göstermeyeceğimizi bir kez daha ifade etmek isterim. Siyasette çok önemli çalkantılar yaşanmaktadır. Siyasi partiler demokrasinin vazgeçilmez unsurlarıdır. Ancak bugün iktidarın kendi lehine sonuç üretemeyeceğini gördüğü alanlarda siyasi mühendislik faaliyetlerine yöneldiğini görüyoruz. Muhalefetin ensesinde baskı kurarak demokrasi söylemi üretilemez. Türkiye, demokrasinin nefes alanının her geçen gün biraz daha daraldığı bir süreçten geçmektedir. Bütün bunlara rağmen DP olarak 1946’dan bu yana sürdürdüğümüz mücadeleyi milletimizin vicdanında sürdürmeye devam ediyoruz. Türkiye’nin bu çıkmazdan çıkmasının yolunun, milletin gerçek meselelerini merkeze alan güçlü bir siyasetten geçtiğine inanıyoruz” dedi.

İŞLEYEN BİR DEMOKRATİK DÜZEN…

Türk siyasetinin milletin gerçek gündemlerine yönelmesi gerektiğini belirten Uysal, şöyle konuştu:

“Türk siyasetinin kilidini açabilmenin yolu, insanları kimliklere ve mahallelere sıkıştıran anlayıştan çıkıp milletin gerçek gündemine yönelmektir. Özellikle tarım alanında, üreticinin her geçen yıl üretimden uzaklaştığı, yatırım yapanın ve istihdam oluşturanın cezalandırıldığı; buna karşılık sıcak paranın ödüllendirildiği bir ekonomik modelle Türkiye’nin ilerleme imkanı kalmamıştır. Son üç yılda Türkiye’de başta tekstil olmak üzere konfeksiyon ve deri sektörlerinde maalesef 400 bin istihdam kaybı yaşanmıştır. Türk sanayisinin rekabet gücünü kaybettiği, özellikle yoğun enerji kullanımına dayalı sektörlerin giderek daraldığı açıktır. Bu ekonomik, siyasi ve toplumsal düzenin Türkiye’yi refaha ulaştırması mümkün değildir. Bizim hedefimiz işleyen bir demokratik düzen, işleyen bir hukuk sistemi ve herkesin hukukundan emin olduğu, korkusuzca yaşayabildiği bir Türkiye’dir.”