Dolar 49,8368
Euro 55,7522
Altın 6.430,83
BİST 11.165,44
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 18°C
Yağmurlu
İstanbul
18°C
Yağmurlu
Cum 15°C
Cts 17°C
Paz 18°C
Pts 19°C

BORÇLU KOMŞUNUN BÜYÜK NUTKU

BORÇLU KOMŞUNUN BÜYÜK NUTKU
29 Ekim 2026 21:00 | Son Güncellenme: 29 Ekim 2026 15:27

Toplu yaşam alanlarında ilginç bir paradoks vardır. Aidatını düzenli ödeyenler genellikle sorun çıkarmadan yaşamlarına devam eder. Ancak aylarca aidat ödemeyen bazı kişiler vardır ki, genel kurul toplantılarında en yüksek ses onlardan çıkar.

634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’na göre ortak giderlere katılmak bir tercih değil, yasal bir yükümlülüktür. Asansöre binip aidat ödememek, bahçe ışıklarından yararlanıp giderlere katılmamak veya güvenlik hizmetini kullanıp katkı sağlamamak mümkün değildir. Çünkü ortak yaşamın matematiği kişisel tercihlere göre değil, ortak sorumluluklara göre işler.

Peki sahada ne görüyoruz?

Borcu nedeniyle hakkında icra takibi başlatılmış bir malik ya da kiracı, toplantıya geldiğinde konu çoğu zaman kendi borcu olmaz. Bir anda peyzaj harcamalarını sorgulamaya, ampul faturalarını araştırmaya, yönetimin çalışma yöntemlerini eleştirmeye başlar.

Elbette her kat malikinin soru sorma hakkı vardır. Hatta yönetimin şeffaf olması bunun ön şartıdır. Ancak eleştirinin de bir ahlaki zemini olmalıdır.

Düşünün; apartmanın çatısı akıyor, asansör bakım bekliyor, temizlik personelinin maaşı ödenecek. Fakat bazı bağımsız bölümler aylardır aidat ödemediği için bütçe sürekli açık veriyor. Sonra aynı kişiler toplantıda ayağa kalkıp:

“Bu aidatlar neden yüksek?” sorusunu soruyor.

Oysa bazen sorunun cevabı tam da soruyu soran kişinin kendisidir.

Çünkü ödenmeyen her aidat, yükünü dürüst komşuların omzuna bırakır. Zamanında ödeme yapan maliklerin cebinden çıkan para artar, yapılacak işler gecikir, hizmet kalitesi düşer.

Toplu yaşam alanlarında adalet sadece harcamaların denetlenmesiyle sağlanmaz. Aidatların zamanında ödenmesi de şeffaflık kadar önemlidir.

Unutmayalım; yönetimi eleştirmek hak, hesap sormak hak, öneri sunmak da haktır. Ancak ortak yaşamın en temel şartı, önce kendi sorumluluğunu yerine getirmektir.

Çünkü bazı toplantılarda en çok konuşanlar, ne yazık ki binaya en az katkıyı yapanlar olabiliyor.

Son söz olarak; Eleştiri hakkını kullanmadan önce aidat makbuzuna bir göz atın. Bazen apartmanın en büyük problemi yönetim değil, ödenmeyen aidattır.

İbrahim PARLAK

([email protected])