AİDAT VERMEYEN Mİ SUÇLU, SESSİZ KALAN MI?
Apartman yaşamında en çok tartışılan konulardan biri aidat meselesidir.
Aidatını düzenli ödeyenler kızgın…
Ödemeyenler çoğu zaman sessiz…
Yönetimler ise iki tarafın arasında sıkışmış durumda.
Peki gerçekten sorun sadece aidatını ödemeyen kişiler mi?
Yoksa yaşananlara sessiz kalanlar da bu düzenin bir parçası mı?
Çünkü birçok apartmanda aynı tablo yaşanıyor:
Bazı insanlar aidatını günü gününe ödüyor.
Asansör çalışsın diye ödüyor…
Temizlik aksamasın diye ödüyor…
Elektrikler kesilmesin diye ödüyor…
Ama bazıları aylarca ödeme yapmıyor.
İşin en ilginç tarafı ise şu:
Aidatını düzenli ödeyen insanların bir kısmı da yaşanan düzensizliğe karşı ses çıkarmıyor.
Toplantıya katılmıyor…
Hesap sormuyor…
Karar süreçleriyle ilgilenmiyor…
Sonra da apartmanda sorunlar büyümeye başlıyor.
Çünkü toplu yaşam sadece ödeme yapmakla yürümüyor.
Takip etmek, ilgilenmek ve gerektiğinde sorumluluk almak da gerekiyor.
Kat Mülkiyeti Kanunu’na göre ortak giderlere katılmak tüm kat maliklerinin yükümlülüğüdür.
Aidat ödememek sadece yönetime değil, aynı binada yaşayan herkese zarar verir.
Çünkü ödenmeyen her aidatın yükü bir şekilde diğer insanların omzuna biner.
Asansör bakımı gecikir…
Temizlik aksar…
Görevli maaşı zor ödenir…
Bina zamanla yıpranmaya başlar.
Ama bazen başka bir gerçek daha vardır:
Bazı apartmanlarda insanlar aidatı değil, yönetime olan güvensizliği protesto eder.
Paranın nereye harcandığını bilmeyen…
Şeffaflık göremeyen…
Sürece dahil edilmeyen insanlar zamanla aidata karşı tepki geliştirebilir.
İşte bu yüzden iyi yönetim sadece para toplamak değildir.
İyi yönetim;
güven oluşturabilmektir.
Belki de artık şu soruyu daha açık sormamız gerekiyor:
Bir apartmanda düzeni bozan sadece aidat vermeyenler mi…
Yoksa olup biteni görüp hiçbir şey demeyenler de bu sorunun bir parçası mı?
Çünkü bazen sessizlik de büyüyen sorunların ortağı olur.
Ve unutmayalım…
Apartmanları ayakta tutan sadece toplanan aidatlar değil,
ortak sorumluluk duygusudur.
İBRAHİM PARLAK