KİRACI-EV SAHİBİ-YÖNETİM ÜÇGENİ
Toplu yaşam alanlarımızda zaman zaman faturanın kime kesileceği konusunda ciddi kafa karışıklıkları yaşanıyor. Bu kafa karışıklığının en çok tırmandığı an ise bina veya sitede büyük bir demirbaş harcaması yapıldığı andır: Çatı su sızdırır, asansörün motoru ömrünü tamamlar, dış cephe mantolaması karara bağlanır ya da hidrofor yenilenir.
Tam bu noktada o meşhur soru sorulur: “Bu parayı kiracı mı ödeyecek, ev sahibi mi?”
Maalesef bazı yönetimler kolaycılığa kaçarak dairede kim oturuyorsa kapısını çalıp demirbaş bedelini kiracıdan tahsil etmeye çalışıyor. Ya da ev sahipleri “Sen oturuyorsun, sen faydalanıyorsun” diyerek gideri kiracının sırtına yüklemek istiyor.
Oysa 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu bu konuda son derece nettir ve sınırları bıçak gibi çizer:
- İşletme Giderleri (Kullanım Bedeli): Apartmanın kapıcısı, ortak alan elektriği, temizlik malzemesi, asansörün aylık periyodik bakım ücreti gibi doğrudan gündelik yaşamı ve kullanımı kapsayan giderler kiracıya aittir.
- Yatırım ve Demirbaş Giderleri (Mülkiyet Bedeli): Binanın değerini artıran, ömrünü uzatan, kalıcı mülkiyet yatırımları (asansör değişimi, çatı aktarımı, dış cephe boyası, güvenlik kamerası sistemi vb.) ev sahibinin (kat malikinin) sorumluluğundadır.
Kiracı, o binada yalnızca bir “kullanıcı”dır; mülkün sahibi değildir. Daireden taşındığında yanında götüremeyeceği hiçbir kalıcı yatırımın bedelini ödemek zorunda bırakılamaz.
Burada yönetimin görevi de kritik bir hal alır. Yönetim, alacağı demirbaş avanslarını doğrudan kat malikinden talep etmelidir. Eğer kolaylık olsun diye kiracı üzerinden tahsil ediliyorsa bile, kiracının ödediği bu tutarı o ayki kira bedelinden düşme hakkı kanunen saklıdır.
Toplu yaşamda adalet ve huzur; kimin neye ortak olduğunu, kimin neyden sorumlu olduğunu bilmekle başlar. Kiracıyı ikinci sınıf sakin gibi görüp tüm yükü ona yıkmak da, ev sahibinin mülküne değer katan yatırımdan kaçması da komşuluk ve yönetim etiğiyle bağdaşmaz.
Kısacası; binanın demirbaşı ev sahibinindir, o binadaki huzur ise hepimizindir.
Hakları doğru paylaştıralım ki, komşuluğumuz zedelenmesin.
İbrahim PARLAK