‘UNUTMADIK, UNUTTURMAYACAĞIZ…’

24 Ocak 1993 tarihinde Ankara’da evinin önünde otomobiline yerleştirilen bombanın patlatılması sonucu yaşamını yitiren gazeteci ve yazar Uğur Mumcu, ölümünün 30’uncu yıl dönümünde Samsun’da da anıldı

'UNUTMADIK, UNUTTURMAYACAĞIZ...'
24.01.2023
A+
A-

Ankara‘da Karlı Sokak’taki evinin önünde, arabasına konulan bombanın patlaması sonucu hayatını kaybeden gazeteci-yazar Uğur Mumcu, ölümünün 30’uncu yıldönümünde Samsun’un İlkadım İlçesi’ndeki Uğur Mumcu Parkı’nda düzenlmenen anma programıyla anıldı.

'UNUTMADIK, UNUTTURMAYACAĞIZ...'

PARTİLER, SENDİKALAR, STÖ’LER…
Atatürkçü Düşünce Derneği’nin(ADD) yanısıra CHP, İYİ Parti, DİSK, KESK, Samsun Sinop Tabip Odası, Samsun Çevre Platformu, Samsun Sanat Tiyatrosu gibi bir çok parti, sendika ve sivil toplum örgütünün katıldığı anma töreninde ilk olarak saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu. Törende konuşan ADD Samsun Şube Başkanı Işık Özkefeli, sözlerine, “Bir Adalet ve Demokrasi Haftası’nda daha emperyal güçler ve hain işbirlikçilerinin alçak cinayetlerle aramızdan aldığı devrim şehitlerimizi anmak için bir araya geldik. Hatıraları ve mücadeleleri önünde Saygıyla eğiliyoruz” diyerek başladı.

'UNUTMADIK, UNUTTURMAYACAĞIZ...'

MUAMMER AKSOY’DAN UĞUR MUMCU’YA
Işık Özkefeli, 31 Ocak 1990 Muammer Aksoy, 24 Ocak 1993 Uğur Mumcu, 19 Ocak 2007 Hrank Dink, 24 Ocak 2001 Gaffar Okkan hatırlatmaları yaptığı konuşmasında kısaca şunları da söyledi:

Bu tarihler birçoğumuzun hala hafızalarında. 24 Ocak 1993 karlı bir Ankara sabahı, araştırmacı gazeteciliğin öncüsü, Atatürk Devrim ve İlkeleri’nin ödünsüz savunucusu, Gazeteci-Yazar Uğur Mumcu; aracına konulan bombanın patlaması sonucu, haince-sinsice katledildi. 31 Ocak 1990’da yine hainler iş başındaydı. Atatürkçü, ulusalcı, demokrat ve devrimci, hocaların hocası, Atatürkçü Düşünce Derneği’nin Kurucu Genel Başkanı Prof. Dr. Muammer Aksoy, evine girecekken apartmanın içinde vücuduna yönelen kurşunlarla şehit edildi. Muammer Aksoy cinayeti, 1980 faşist darbesi sonrası aydın katliamlarının ilk halkasıydı. Atatürkçü Düşünce Deneği kurulalı daha 8 ay olmuştu. 31 Ocak 1990 akşam saatlerinde evinin önünde 2 kahpe kurşunla katledilen Kurucu Genel Başkanımız Prof. Dr. Muammer Aksoy’un ve 24 Ocak 1993 sabahı otomobiline tuzaklanan bomba ile paramparça edilen Kalpaksız Kuvvacımız Uğur Mumcu’nun yok edilmeleri, emperyalizmin ilk halka seri siyasi cinayetler tuzağının ikinci halkasının başat kilometre taşlarıdır.

'UNUTMADIK, UNUTTURMAYACAĞIZ...'

2 HALKALI SERİ CİNAYETLER
İlk halka seri cinayetlerle demokrasiyi katledip özgürlükçü 1961 Anayasası yerine getirdiği yasakçı 1982 Anayasası ve antidemokratik darbe yasaları ile örgütlü toplumu, özerk üniversiteyi, özgür kültür ve sanat iklimini dinamitleyen, ABD’nin ‘Bizim oğlanlar yaptı’ dediği 12 Eylül 1980 Faşist Darbesi’ne zemin oluşturulmuş, toplumsal meşruiyet sağlanmıştır. İkinci halka ile de ülkemiz 2000’li yılların Emperyal güdümlü Siyasal İslam çıkmazına sokulmuştur.

'UNUTMADIK, UNUTTURMAYACAĞIZ...'

Uğur Mumcu Parkı’ndaki basın açıklaması, şiir ve türkülerin okunduğu program Uğur Mumcu Anıtı’na karanfil bırakılmasıyla sona erdi.

LAİK CUMHURİYET İÇİN…
Şahsım hükümetinin tek başına yönettiği, TBMM’nin itibarsızlaştırıldığı, hesap sorulamayan, sorgulanamayan, hukukun üstünlüğünün Sarayın üstünlüğüne bırakıldığı, Laik Cumhuriyetimizde ibadethanelerimizden ‘Dil kesmek’ gibi hükümlerin verildiği, halkın haber alma hakkı için kalemini satmayan gazetecilerin gece vakti apar topar evlerinden alınıp hukuksuzca tutuklandığı bu günlerin iktidarı için engeller, bu cinayetlerle kaldırıldı. Bu nedenle her yıl düzenlenen 24 – 31 Ocak Adalet ve Demokrasi Haftası’nda çeşitli etkinliklerle andığımız aziz şehitlerimizin kanlarını yerde bırakmama kararlılığımızı yinelerken hem bu emperyal tuzakların perde arkasını halkımıza gösterme çabamızı sürdürüyor, hem nedenlerini ve sonuçlarını irdeliyor, hem de Laik Cumhuriyetimizi ilelebet payidar kılma yolunda dersler çıkarıyoruz.

ÜLKEYİ YÖNETEN İKTİDARA….
Cumhuriyetimiz 100’üncü yaşına, 2’nci yüzyılına giderken ona yakışmayacak şekilde, tek kişinin hâkimiyetinde, demokrasiden uzak, haktan, adaletten yoksun bir Türkiye’de yaşıyoruz. Ülkeyi yöneten iktidar, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni maalesef şahsi malı gibi kullanıyor. Buradan ülkeyi yönetenlere sesleniyoruz! Şu an devleti siz yönetiyor olabilirsiniz, ancak unutmayın ki; sahibi siz değilsiniz! Bu vatan, bu Cumhuriyet tüm talana, sömürüye, adaletsizliğe karşı direnen emekçinin, emeklinin, öğrencinin, akademisyenlerin, sağlık emekçilerinin, öğretmenlerin, çevre ve yaşam savunucularının, madencilerin, cübbeleri ile yerlerde sürüklediğiniz hukukçuların, sanatçıların, ele avuca alamadığınız gençlerin, “askıda ekmek”e muhtaç ettiğiniz, açlık sınırı altında ücrete mahkûm ettiğiniz halkın, göç etmek zorunda bıraktığınız köylünün, ürettiğini satamayan çiftçinindir. Bu Cumhuriyet, halkın haber alma özgürlüğüne engel olmak için kararttığınız ekranlar, verdiğiniz cezalara rağmen Cumhuriyetten yana yayın yapmaktan asla vazgeçmeyen gazetelerin, televizyon kanallarının, basın emekçilerinindir.

YENİLMEYEN BİR TEK HALKIN GÜCÜDÜR
Adaletin ve demokrasinin kalmadığı ülkemizde, yeniden ‘Adalet ve Demokrasi’ için savaşmak bir insanlık görevidir. Bu insanlık için bir savaştır. Bu, aydınlık ile karanlığın savaşıdır! Bu ilericilik ile gericiliğin savaşıdır! Acımız ilk gün ki kadar taze, üzüntümüz derin, öfkemiz ise keskindir. Ancak asla yılgın ve umutsuz değiliz, olmadık, olmayacağız. İşte bu nedenle buradayız. Korkaklığın, mazeret üretmenin, yılgınlık ve umutsuzluğa kapılmanın zamanı değildir.
Para yoksa bulunur, Kötülük çoksa yenilir. Yenilmeyen güç odur: Halkın gücüdür, halkın örgütlü gücüdür. İnanın, başaracağız ve kazanacağız.”

Kalpaksız Kuvayi Milliyeci Uğur Mumcu’yu ve diğer demokrasi şehitlerimizi saygı ve özlem ile anıyoruz. Unutmadık, unutturmayacağız, umutsuz olmayacağız.”

Nisanur ÖZYURT

YORUMLAR

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.