AİDAT MI? ADALET Mİ?
Apartmanlarda en çok konuşulan konu nedir diye sorsak büyük ihtimalle hepimiz aynı cevabı veririz AİDAT.
Ama dikkat ettiniz mi aslında konuşulan şey çoğu zaman para değil, daha derinde daha sessiz bir mesele var ADALET.
Geçtiğimiz yazılarda aidat meselesine değinmiştik,ardından yönetici var yönetim yok demiştik, şimdiyse bu konunun aslında tek bir noktada birleştiğini görüyoruz çünkü mesele ne sadece yöneticide ne de sadece aidat. Asıl mesele sistemin olup olmamasında.
Bir site yahut apartmanda insanlar aynı aidat ödediği halde neden huzursuz olur?
Neden biri ben asansörü kullanmıyorum derken diğeri paralar nereye gidiyor? diye sorar. Çünkü çoğu zaman kimse neye ne ödediğini tam olarak bilmez belirsizlik başlar belirsizlik ise güven zedeler.
Oysa birlikte yaşamanın bir gerçeği vardır; ortak alan varsa ortak gider de vardır.
Bunu belirleyen de kişisel tercihler değil hukuki bir düzenlemedir. 634 sayılı kat mülkiyeti kanunu bu konuda oldukça nettir; ortak giderler kat maliklerinin sorumluluğundadır yani mesele kullanıp kullanmamak değil birlikte yaşamın gereğini yerine getirmektir.
Ancak burada gözden kaçan çok önemli bir nokta var insanlar çoğu zaman ödediği rakama değil o rakamın nasıl ortaya çıktığını bilmemeye itiraz eder. ‘AİDAT ÇOK’ cümlesinin arkasında çoğu zaman ben bu paranın neden alındığını bilmiyorum duygusu vardır.
İşte bu yüzden gerçek yönetim dediğimiz şey sadece para toplamak değil o paranın neden toplandığını, nasıl harcandığını ve neye hizmet ettiğini açıkça ortaya koyabilmektir. Planlama yapılmadan verilen aidatlar, kayıt altına alınmayan giderler ve paylaşılmayan bilgiler zamanla küçük rakamları büyük tartışmalar haline dönüştürür.
Halbuki düzenli bir yönetimde her şey baştan bellidir. Hangi giderin olacağı, ne kadar toplanacağı ve bu paranın nereye harcanacağı planlanır. Böyle bir sistemde insanlar aidati tartışmaz çünkü ortada tartışılacak bir belirsizlik kalmaz.
Bugün bir çok bina ve sitelerde yaşanan sorun aslında aidatın yüksek olması değil yönetimin yeterince şeffaf ve planlı olmamasıdır.
Zamanında yapılmayan küçük bir bakımın ileride büyük bir maliyete dönüşmesi de bu plansızlığı en somut örneklerinden biridir. Bu nedenle bazen yüksek gibi görünen aidatlar değil eksik yönetim asıl pahalıya mal olur.
Sonuç olarak şunu net bir şekilde söylemek gerekirse aidat bir rakamdan ibaret değildir. Aidat bir yönetim anlayışının sonucudur eğer o anlayışın için planlama şeffaflık ve güven yoksa rakam ne olursa olsun tartışma bitmez.
Ama eğer sistem doğru kurulmuşsa insanlar neyin neden ödediğini biliyorsa o zaman aidat bir sorun olmaktan çıkar düzenin bir parçası haline gelir.
Çünkü asıl mesele para değil birlikte yaşamanın adil ve sağlıklı bir şekilde sürdürülebilmesidir.
İBRAHİM PARLAK