HERKES TASARRUF İSTER,KONFOR HARİÇ
Site ve apartman toplantılarında en sık duyulan taleplerden biri aidatların düşürülmesidir. Doğal olarak kimse gereğinden fazla ödeme yapmak istemez. Ancak aynı toplantılarda farklı bir beklenti daha ortaya çıkar: Daha temiz ortak alanlar, daha bakımlı bahçeler, daha hızlı teknik hizmetler, daha güvenli yaşam alanları…
İşte çelişki de burada başlar.
Bir sitenin bütçesi de ev bütçesi gibi belirli gelir ve giderlerden oluşur. Aidatlar düşsün, hizmetler artsın beklentisi kulağa hoş gelse de uygulamada her zaman mümkün değildir. Çünkü temizlikten güvenliğe, asansör bakımından peyzaj çalışmalarına kadar her hizmetin bir maliyeti vardır.
Bazı kat malikleri güvenlik giderlerini yüksek bulur ancak güvenlik personelinin olmadığı bir siteyi de tercih etmez. Temizlik masrafları eleştirilir fakat ortak alanların kusursuz olmasını bekleriz. Bahçe bakım bütçesi sorgulanır ama bakımsız bir çevre ortaya çıktığında ilk şikayetler de yine aynı noktadan gelir.
Elbette gereksiz harcamalar sorgulanmalı, bütçe dikkatle yönetilmelidir. Ancak tasarruf denildiğinde sadece giderleri azaltmayı değil, beklentileri de gerçekçi şekilde değerlendirmeyi bilmek gerekir. Çünkü toplu yaşamda her talebin ve her hizmetin bütçede bir karşılığı vardır.
Toplu yaşamın sürdürülebilirliği, düşük aidat ile kaliteli hizmet arasında kurulacak dengede saklıdır. Bu denge bozulduğunda ya hizmet kalitesi düşer ya da bütçe yetersiz kalır.
Son söz olarak; Herkes ekonomik bir yönetim ister. Ancak bazen unutulan bir gerçek vardır: Konforun da, hizmetin de bir maliyeti vardır. Apartman ve sitelerde asıl mesele, en düşük aidatı değil, en doğru dengeyi bulabilmektir. Çünkü iyi yönetim, sadece harcamaları kısmak değil; bütçe ile beklentiyi aynı noktada buluşturabilmektir.
İbrahim PARLAK