Dolar 45,4349
Euro 53,1749
Altın 6.843,91
BİST 14.654,01
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 16°C
Az Bulutlu
İstanbul
16°C
Az Bulutlu
Cum 20°C
Cts 25°C
Paz 22°C
Pts 20°C

AY-YILDIZIN PEŞİNDE

AY-YILDIZIN PEŞİNDE
14 Mayıs 2026 21:26 | Son Güncellenme: 14 Mayıs 2026 21:27

Önümüzde yeni bir Dünya Kupası heyecanı var. Belki kağıt üzerinde favoriler arasında olmayabiliriz ama bu milletin futbol tarihinde, imkânsız denilen kara geceleri nasıl aydınlığa çevirdiğini herkes biliyor. 2002’de dünya kupası üçüncülüğü gelirken de kimse bize şans vermiyordu. Ama o takım sahaya sadece futbol oynamaya değil, bir ülkenin gururunu taşımaya çıkmıştı. Neticede o kadar çok iyi denilen futbol ülkelerini geride bırakarak 3. olmuştuk. Her şeyden önce kalben inanmak gerekir.

24 yıl aradan sonra bu yıl Dünya Kupasında guruplara kaldığımızdan dolayı yeniden benzer bir heyecan oluşacak. Genç oyuncuların enerjileri, çok istekli olmaları, Türkiye de  ve  Avrupa’da forma giyen futbolcuların tecrübesi, tribünlerin bitmeyecek olan desteği   birleştiğinde ortaya farklı bir ruh çıkıyor. Dünya Kupası gibi büyük organizasyonlarda bazen yıldızlardan çok inanmış bir takım, inanmış bir halk kazanır. Türkiye’nin en büyük gücü de tam olarak da budur: mücadele ruhu.

Elbette futbolda eksiklerimiz olacak. Ancak milli takım dediğin şey sadece kusursuz futbol değildir. Milli takım; düştüğünde ayağa kalkabilmektir. Formanın ağırlığını hissedebilmektir.

Bu turnuvada başarısızlığı hiç düşünmek istemiyoruz. Ancak başarısız olursak herkes teknik direktörü, taktiği ya da kadro tercihlerini, her zaman olduğu gibi hakem hatalarını konuşacak. Ama asıl önemli olan sahadaki futbolcuların o armayı ne kadar hissettiği olacak. Çünkü ay-yıldızlı forma, kulüp forması gibi değildir. Orada sadece kendin için değil, milyonlar için oynarsın.

Belki kupayı kazanamayacağız. Belki erken eleneceğiz. Ama önemli olan, sahadan mücadele ederek çıkmak. Çünkü bu millet savaşan takımı her zaman bağrına basmıştır.

Haydi bizim çocuklar……

Şimdi yeniden umut etme zamanı…

Şimdi yeniden ekran başında aynı heyecanla kenetlenme zamanı…

Ve şimdi, ay-yıldızın peşinden gitme zamanı.

ERCAN APAYDIN

([email protected])