KOMÜNİSTLER SAMSUN’DAN SESLENDİ!
Samsun’da TKP tarafından düzenlenen toplantıda, “Tüm madenler devletleştirilsin” çağrısı yapıldı
Türkiye’nin farklı kentlerinde Türkiye Komünist Partisi (TKP) tarafından düzenlenen halk toplantılarının son durağı Samsun oldu. ‘Madenden eğitime, sağlıktan enerjiye derhal devletleştirme’ başlıklı toplantı, Samsunluların yoğun ilgisiyle Atakum Belediyesi Cüneyt Arkın Salonu’nda gerçekleşti.
HOLDİNGLERİ ZENGİNLEŞTİRMEK İÇİN
Kamusal alanların, tarım arazilerinin, enerji tesislerinin, farklı alanlarda üretim yapan fabrikaların ‘özelleştirme’ adı altında sermayenin kontrolüne devredildiğinin altı çizilen toplantıda, toplum çıkarlarını gözeten bir planlama yerine, ülke kaynaklarının holdingleri zenginleştirmek için satıldığına dikkat çekildi.
‘ÖRGÜTLÜ HALKIN NELER
YAPABİLECEĞİNİ GÖSTERDİK’
Açılış konuşmasını TKP Samsun İl Örgütü adına Tolga Kaan Ateşli yaptı. Alaçam ilçesi Dürtmen Dağı’nda yürütülen mücadelenin kazanımla sonuçlandığını hatırlatan Ateşli, “Alaçam’da, yan yana gelen, mücadele eden, örgütlü bir halkın neler yapabileceğini gösterdik. Halkımız gücünün farkına varmalı. Şirketlerin büyük görünen güçleri halkın karşısında hiçbir şey ifade etmiyor. Dürtmen Dağı’na göz koyan Kanadalı şirket, halk yan yana gelince daha Alaçam’a adım atamadan defolup gitti” ifadelerini kullandı.
KALKINMA DEĞİL EGEMENLİK DEVRİ
Toplantıya konuşmacı olarak katılan TKP Merkez Komite üyesi Savaş Sarı, ‘holdinglerin Samsun, Karadeniz ve ülkenin diğer bölgelerinde yaptıkları yatırımların bir kalkınma hamlesi değil, Osmanlı dönemindeki kapitülasyonlara benzer bir egemenlik devri olduğunu’ dile getirdi.
‘YERALTI KAYNAKLARI HALKINDIR’
Madenlerin derhal devletleştirilmesi gerektiğini ifade eden Sarı, “Bu yeraltındaki kaynaklar, onları çıkarıp zenginlik üreten halka aittir, bu ülkeye aittir. Tam da bu nedenle özelleştirilen her bir maden bedelsiz devletleştirilmelidir. Ülkenin altını üstünü yağmalıyorlar. Yarın ilk tehlikede kapıya kilit vurup gidecekler ve bu ülkede biz kalacağız. Bizim olanı almak zorundayız. Bu mesele ülkenin bağımsızlığı ve egemenliği ile de doğrudan ilgili” ifadelerini kullandı.
Samsun’da özelleştirilen Eti Bakır işletmeleri ve Ballıca sigara fabrikasını da hatırlatan Sarı, “Toplumun çıkarlarını gözeten, üretimi, ekonomiyi toplum çıkarları doğrultusunda merkezi olarak planlayan devletçiliğin ayağa kalkması gerekiyor. Bu gerçekleşmediği durumda ortada ne Türkiye ne de yaşanılabilecek bir hayat kalır” diye konuştu.
Savaş Sarı’nın konuşmasının ardından söz alan bazı katılımcılar da özellikle Karadeniz bölgesinde yürütülen maden talanına karşı düşünce ve kaygılarını dile getirdi. Toplantı, piyasacılığa ve sermaye talanına karşı birlikte mücadele için örgütlülük çağrısıyla son buldu.



