GALİBİYETLE GELEN HÜZÜN
Milli takımın son maçını kazanmasına rağmen Dünya Kupası hayalinin sona ermesi, taraftar için hem gurur hem de burukluk yaratan bir tablo oldu.
Futbolda bazen öyle akşamlar vardır ki, skor tabelası güler ama yürekler buruk kalır. İşte milli takımımızın Dünya Kupası serüveni de böyle sona erdi. Son maçta alınan galibiyet, sahadaki mücadeleyi ve oyuncuların karakterini gösterdi. Ancak önceki maçlarda kaybedilen puanların bedeli ağır oldu ve bu galibiyet bizi Dünya Kupası’na taşımaya yetmedi.
Ne yazık ki gerçekten Dünya Kupasında umut ettiğimiz futbolculardan verim alamadık. Sahaya dizilişten mi, bazı futbolcuların oyundan geç alınmasından mı, yoksa gruplaşma olmasından mı bilinmez. Ancak şu bir gerçek ki futbolcularımız terinin son damlasına mücadele etmeye çalıştı. Bu yüzden kimse futbolcuların formasını ıslatan terini sorgulayamaz. Keşke Dünya kupası serüvenini güzel bir yerde bitirebilseydik.
En çok üzülen ise yine her zaman olduğu gibi milyonlarca taraftar oldu. Gecesini gündüzüne katan, umutla ekran başına geçen, her golde sevinen, her puan kaybında kahrolan bu ülkenin insanları, bir kez daha Dünya Kupası hasretini ertelemek zorunda kaldı.
Yine de bu forma, bu arma ve bu ülkenin futbol sevgisi asla hiçbir zaman bitmeyecek. Tabi ki de bugün üzgünüz ama yarınlar için hep umutluyuz. Çünkü milli takım sevgisi, sonuçlara göre değişen bir duygu değildir.
Galibiyetle veda ettik. Belki Dünya Kupası biletini alamadık ama mücadele etmeyi, ayağa kalkmayı ve yeniden denemeyi unutmadık. Şimdi yapılması gereken suçlu aramak değil, ders çıkarmak ve bir sonraki hedefe daha güçlü hazırlanmak.
Çünkü bu ülke, Dünya Kupası sahnesinde olmayı hak ediyor. O gün geldiğinde, bugün yaşanan hayal kırıklığı belki de en değerli derslerden biri olarak hatırlanacak.
Ercan APAYDIN
[email protected]