BAFRA’NIN KENTSEL GELİŞİMİ İLE İSTİHDAM ARTIŞINDA MARKALAŞMANIN ÖNEMİ - Yenigün GazetesiYenigün Gazetesi
SON DAKİKA

Korkunç kaza!

ASAYİŞ, SON DAKİKA

BAFRA’NIN KENTSEL GELİŞİMİ İLE İSTİHDAM ARTIŞINDA MARKALAŞMANIN ÖNEMİ

Songül KİŞİOĞLU’nun kaleminden..

Bu haber 07 Ekim 2019 - 15:18 'de eklendi.

1975 yılından beri Bafra’da eğitim-öğretim, çalışma ve sosyo-kültürel yaşamı olan bir hemşeriniz olan bendeniz şehri-diyar Bafra’nın kentsel gelişimi, ticari açmazları ile istihdam sorunlarını basın ve medya haberleri ile sosyal medyadan neredeyse hergün okumaktayım.
Bafra’nın ekmeğini yemiş, kent kültüründen payını almış kızınız, kızkardeşiniz olarak BAFRA’nın kentsel gelişimine elbette katkı sunmak istiyorum.
Doğuştan Bafra’lı olmasam da yada görev nedeni ile yurdun farklı kentlerinde bulunsam da Bafra ile 44 yıllık bir geçmişim var ve BAFRA’nın geleceğine güzel izler bırakmak istiyorum.
İşte bu nedenle bugünkü yazımı kaleme aldım.

Bafra’nın kentsel gelişim sürecini ticari tarihi yönü ile özellikle irdeliyorum.
Gerek kentleşmede gerekse ticari yaşamda yeterli adımların olmaması gelişime olumsuz yansımakta ve kent yaşayanları geçinmede ve istihdamda sanki fakülte açmayı tek çözüm yolu gibi görebilmektedirler.
Oysa ki bir kentin gelişmesinde çok daha önemli ticari araçlar olan MARKA ve İNOVASYONU kullanabilirler.

Bafra bu yol ile MARKALAŞAN KENT olabilir.

Ne demek istiyorum?
Bafra ürünleri ile markalaşabilir, markalaşan şehir olarak ticari yaşamı hareketlendirebilir ve hareketlenen ticari yaşamı ile beraberinde yeni istihdam alanlarını getirebilir.
Kentsel markalaşma, kentin itibarının oluşturulması ve yönetilmesi için adının ve kimliğinin tasarlanması, planlanması ve iletilmesinde önemli bir süreçtir.

Markalaşma faktörü, pazardan pay almak isteyen ülkeleri, şehirleri, köyleri ve hatta küçük yerleşim birimlerini dahi etkisi altına alan önemli bir ticari unsurdur.
Bu bağlamda kent markalaşmasının anlaşılabilmesi için; marka kavramına, özelliklerine ve markalaşma süreç ve stratejilerini değinmekte yarar görmekteyim.

Peki MARKA Nedir?
Bir mal, hizmet ya da örgütün adı, kimliği ve itibarıyla birleşimidir.
Bir işletmenin tüm varlıklarını temsil eden, benzer mal ve hizmetlerini diğer işletmelerin mal ve hizmetlerinden farklı kılmak için kullanılan “Ayırt edici işarettir”.
İşletmelerin ticari hayatlarında önemli bir rol oynayan, kimliklerini yansıtan “Parmak izidir”.
Tüketiciye ürünün kaynağını gösteren, bir kalite simgesi ve tanıtım aracıdır.
Mal ve hizmetlerin kaynağını gösterir, garanti verir.
Ürün ve hizmetlerin ne standartta olduğunu nasıl bir nitelikle arz edildiğine işarettir
Markalara tüketici nezdinde seçimlerinde belirleme yöntemidir
Tüketicinin seçimidir.
Firmanın değeridir, reklamıdır, bilinirliğidir, prestijidir, saygınlığıdır.

İşte bu nedenle “Marka işletmelerin imzası ve reklamı” konumundadırlar

Maalesef ülkemizde marka, en çok ticaret unvanlarıyla karıştırılmaktadır.
Oysa ki ticaret unvanınız sizin markanız olmadığı gibi markanız da ticaret unvanınız değildir.
Örneğin “Ayşe işletmesi, Mehmet ticaret gibi” gibi tanımlamalar işletmeleri bir birinden ayırmaya yarayan adlardır.
Marka ise; sunulan mal ve hizmetleri diğer sunulan mal ve hizmetlerden ayırmaya farklı kılmaya yarayan işaretlerdir. “Bafra Lokumu , Ayşe Teyze Yoğurdu” gibi.
Ticaret unvanınızı marka olarak kullanamazsınız diye bir kural olmamakla birlikte tescille unvanınızı marka olarak da kullanabilirsiniz elbette ancak markanın tüketici ve ekonomi dünyasında ki karşılığı daha yüksektir.

Markalaşmak, ülke ve kent ekonomileri için de hayati önem arz etmektedir.
Çünkü kendinizi ortaya net bir biçimde ortaya koyarak sizin katma değer yaratabilmenize sebep olur.
Bu durumda ülke ve kent ekonomisine ihracat artışı olarak katkıda bulunabilmeniz için önemli bir araç olmaktadır.
Kentlerimizin özellikle gelişim sürecinde değer yaratma açısından en önemli sorunlarından biri markalaşma faaliyetlerinin genel bir anlayış hâline dönüşmemesidir.
Bunun önemli nedenlerinden biri ise, işletmelerin marka olmayı ve markalaşmayı, patent alma ve logo oluşturmadan ibaret olduğunu düşünmeleridir.
İktisadi açıdan markalaşmak sadece patent alma ve logo oluşturmadan ibaret değildir.
Eğer bir markanız olacaksa markanızın içini dolduracak ögeler ciddiyetle ele alınmalı ve bu konuda ilerlemek için bir yol haritanız olmalıdır.
Markalaşma konusundaki önemli engellerden biri de işletmelerin %96’sını küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin yani KOBİ’lerin oluşturmasıdır.
KOBİ’lerin birçoğunun vizyon, misyon ve geleceğe dair organik büyüme stratejileri olmadan yönetilmesi kısa sürede birbirinin aynısı ve gerçekten değer yaratmak açısından hiç de farklılaşmayan işletmeler ortaya çıkarmıştır.

Bafra’lı dostlarım Jack Trout ismini hiç duydunuz mu?
“Farklılaş Ya Da Öl!” der.
Bu ifade “Dünyada birilerinin kopyası olmanın, sizi öldürecek kadar ciddi bir hata olduğunu” gösteren önemli bir mesajdır.
Ülkemizde markalaşma faaliyetlerine zaman ve para ayrılmadığı için üzerinde “Made in Turkey” yazmasına rağmen markalaşmada önemli adımlar atamamaktayız.
Bizim piyasalarımızda bir sürü küresel markanın üretimlerinin katma değerinin keyfini “Zara, Bershka, Pull and Bear” gibi markalar sürmektedir.
Hatta ülkemizde yerel pazara baktığımızda;
İçecek sektöründe “Coca-Cola ve Pepsi, fast food zinciri olarak Mc Donald’s ve Burger King”
bilişim sektöründe “Apple ve Microsoft”
gibi firmaları görüyoruz.
İşte bu farklılaşmanın en önemli nedenlerinden birisi inovasyondur.
İnovasyonu sizlere en sade ve anlaşılabilir ifadelerle kısaca izah etmek isterim.
İNOVASYON, farklı, değişik, yeni fikirler geliştirmek ve bunları uygulamaktır. Bu fikirler, daha önce çözülmemiş sorunları çözmek veya daha önce karşılanmayan ihtiyaçlara cevap vermek amacıyla geliştirilebilir. Ya da zaten var olan pek çok ürün ve hizmeti daha güzel, daha kullanışlı, daha çok insanın işine yarayacak hale getirmeyi amaçlayabilir. Bu fikirlerin hayata geçirilmesi ve ortaya ürün, hizmet veya iş yapış yöntemlerinin çıkarılmasıyla ve ardından bu ürün ve hizmetlerin satılmaya veya iş yapış yöntemlerinin uygulanmaya başlanmasıyla inovasyon yapılmış olur.
Mesela, Dünyadaki büyük firmalar hem piyasa hem de marka değerlerini inovasyona, yani ARGE faaliyetlerine ayırdıkları sermayeye borçlular. İnovasyon o kadar önemli bir şey ki, bazı firmalar yıllık cirolarının %10′unu doğrudan inovasyon yaratmak için bir sonraki yıla bütçe olarak aktarmaktadırlar.

Markalaşma için harcanan zaman, para ve çaba zeki bir şekilde uygulandığında kat kat fazlasıyla geri döner.
Nedeni ise;
Akılda kalıcılık: “Adı ne” yerine markalaşmış bir şirketi hatırlamak daha kolaydır.
Bağlılık: İnsanlar akılda kalan marka ile pozitif bir deneyim yaşadıklarında, markalarla yarışmak yerine o ürün veya servisi tekrar almaya eğilimlidirler.
Bilinirlik: Psikologlar bilinirliğin sevmeye sebep olduğunu ortaya koydular ve bu da müşteri olmayanları bile bildikleri markayı önermeye itiyor.
Seçkin imaj, seçkin fiyat: Markalaşma güzel bir şekilde markalaşmış olan ürün veya servis için daha fazla ödemeye istekli olan müşterilerle birlikte ürün diyarından ne satarsanız onu da yukarı kaldırır.
Büyüme: Güzel kurulmuş bir marka ile birlikte alakalı olan yeni bir ürüne, servise veya konuma dair kazandığınız saygıyı yayabilirsiniz.
Daha büyük şirket öz kaynağı: Şirketinizi marka yapmak genel olarak şirketi satmaya karar verdiğinizde daha çok para edeceği anlamına gelir.
Daha düşük pazarlama harcamaları: Siz paranızı marka yaratmaya yatırsanız bile, bir kere yaratıldı mı; onu kullandığınız her pazarlama parasında daha büyük dönüşler alacaksınız.
Tüketiciler için daha az risk: İnsanlar korkunç bir şeyin sonuçlarından korktuklarında isimsiz olan yerine marka ismine sahip tedarikçiyi tercih ederler.
Peki nasıl markalaşabiliriz?
-Araştırma-Geliştirme faaliyetlerine önem verip, farklılaşmış, benzersiz ve yeni ürünler geliştirmek için planlar oluşturmalı.
-Marka inşası ve iletişimi stratejilerini belirleyip, bunlara göre aksiyon planlarını oluşturmalıyız.
-İşletme yönetme mantığımızı günü birlik veya günü kurtarma fikri yerine kısa, orta ve uzun vadede şekillenecek olan zamana yaymalıyız. Markalaşma kısa vadede olabilecek bir şey değildir.
-İşletmelerimizin ilk amacı kâr elde etmek değil, müşteriyi kazanmak olmalıdır.
-Hem işletme içinden, hem işletme dışından gelen fikirlere önem vermeliyiz. Çünkü günümüzde dünyaca bilinen markaların çoğuna baktığınızda daha önce kimsenin aklına gelmeyen ya da yapılabilir bulmadığı fikirler, yıllar sonra bu markaları oluşturan yenilikçi ürün ve hizmetler olarak karşımıza çıkmıştır.
-Müşterilerin ihtiyaç ve beklentilerini, onlar fark edememiş bile olsa fark etmemiz ve ihtiyaçlarına uygun değerler yaratmamız gerekmektedir. Çünkü pazarlama farkında olunsun ya da olunmasın, ihtiyaçların tatminine yönelik değer üretimidir. Satış ise var olan ihtiyacı karşılar; bu hâliyle de talebi tüketir. Bugün dünya çapında bilinen markalara baktığınızda müşterilerini iyi incelediğini, müşterilerinin ihtiyaç ve beklentilerini müşterilerden daha iyi incelediklerini görüyoruz.
-Eğer gerçekten global anlamda marka olmak istiyorsak, sadece iç pazarda olan faaliyetlerimiz yanında dış pazar faaliyetlerine de odaklanmamız gerekmektedir. Küresel olarak üretimi ve tüketimi mümkün olan ürünlerde dünya çapında rekabet fason üretimle değil, ne olduğunu bilen ve anlatabilen üretim ve yönetim metotlarıyla mümkün olabilir.
-Marka bilinirliğini ve farkındalığını arttırmanın yollarını bulup ve kullanmalıyız.
-Pazar araştırma şirketlerinin yayınladığı ve tüketicilerin eğilimlerini gösteren trend analizlerini dikkate almalı, müşterinin ve hedef kitlenizin nabzını sürekli tutmalısınız.
Unutmamanız gereken en önemli husus ise, markalaşmanın kısa vadede sonuç verecek bir süreç olmadığıdır. Markalaşmak veya marka olabilmek için sabır göstermemiz gerek ve bunun yanında kararlaştırmış olduğumuz stratejilerimizi doğru ve emin adımlarla ilerleyerek, hedeflerimize odaklanmamız bir şekilde uygulamamız çok büyük önem taşıyor.

Bafra, ticari yaşam alanlarında şirketlerinin marka ve inovasyonlarını gerçekleştirdiği bir süreçte gerçekten olmak istediği yerde olabilir düşüncesindeyim.

Bu anlamda BAFRA TİCARET ODASINA büyük görevler düşmektedir.

Unutmayalım ki!
Ticari yaşamın yıldızının yükseldiği yerde, kentsel büyüme ve istihdam artışı gerçekleşebilecektir.

Markalaşan kent olabilmeniz dileklerimle…
Songül Kişioğlu

Songül KİŞİOĞLU
Songül KİŞİOĞLUbafra_diyalog@hotmail.com