Dolar 32,2247
Euro 34,9384
Altın 2.418,85
BİST 10.676,65
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 23°C
Az Bulutlu
İstanbul
23°C
Az Bulutlu
Paz 22°C
Pts 22°C
Sal 24°C
Çar 25°C

HUKUKİ BAKIŞ

HUKUKİ BAKIŞ
REKLAM ALANI
22 Şubat 2023 09:30 | Son Güncellenme: 22 Şubat 2023 16:12

                                                     6 ŞUBAT DEPREMLERİ

 06.02.2023 tarihinde 11ilimizi etkileyen oldukça yıkıcı, büyüklükleri 7.7 ve 7.6 olanKahramanmaraş merkezli iki depremle sarsıldık. Felaket milletimizi derinden etkiledi. Ülkemizin bir deprem ülkesi olduğu gerçeğiyle yüz yüze geldik. Anadolu yarımadasının binlerce yıldan beri Arap levhası tarafından kuzeye doğru itilmesi sonucu ülkemizde deprem meydana geliyorbu durumda yıkıma neden oluyor. Bu bir efsane değil tabi ki bilimsel bir gerçek. Bu gerçeği bilerek yaşadığımıza inanmak isterdim ama sanırım bilmiyoruz ya da bilmezden geliyoruz. İşimizi tamamen tesadüflere bırakmış gibiyiz..Kaybettiğimiz can sayısı cumhuriyet tarihimizin en büyük depremlerinden biriolduğuna işaret ediyor. Can kaybımızın yanı sıra elbette maddi kayıplar da oldukça büyüktü. İnsanlar evlerini, iş yerlerini, arabalarını, değerli eşyalarını kaybettiler. Velhasıl karşılığı belki de hiç geri gelmeyecek bir kayıp söz konusuydu. Bütün bunların yanı sıra depremin yarattığı korku, kaygı ve şok dalgası da insanoğlunun   bundan sonra yaşamına nasıl devam edeceğini sorgulatan mühim bir psikolojik boyuttu. Çok ağır travmalara yol açabilecek bu doğa olayı  bize 2023 yılının başlarında zor günlerin beklediğinin habercisiydi. Ancak şuna hiç şüphe yok ki milletimiz bu zor günlerde kenetlenmeyi bildi ve gerçekten tek yürek olabildi. Üstelik her türlü parçalanmışlık ve bölünmüşlüğe rağmen.

Deprem öngörülemeyen bir doğal afet şüphesiz. Bunu önceden tespit eden bir sistem henüz dünya üzerinde bulunmuş değil.  Bu sebeple olayın öngörülemezliğini dikkate alıp tedbir almak işin özü diye düşünüyorum. Dünya üzerinde deprem kuşağında olan ülkeler bu konuda hassas davranarak afetin muhtemel sonuçlarını en aza indirecek çalışmalar yapıyorlar ya da yapmalılar. Türkiye’ de deprem ülkesi olduğuna göre bu gerçeğin bilincinde hareket ederek gereken önlemleri alıp her türlü kaybı en aza indirmelidir. 1999 Gölcük depreminde 18.000 insanımızı kaybettik. Parçalanan aileler, annesiz babasız kalan çocuklar, evsiz insanlarımız oldu. Aslında bu deprem bizim için bir ders olmalıydı. Ama maalesef olamamış çünkü aradan 24 yıl geçmiş olmasına rağmen değişen hiçbir şey yok gibi. Koordinasyonda daha hızlı ve organize olunması konusunda hepimiz fikir birliği içindeyiz. Peki arama kurtarma çalışmalarında ya da yardım noktasında yeterli koordinasyon yapılabildi mi???Özellikle Hatay ve Adıyaman’a yardımların depremin 2. ve 3.günü gittiği yönünde haberler yapıldı..Enkazda ki insanları çıkarmak için gerekeli iş makineleri ve teçhizatın geç gitmesi ya da hiç gitmemesi, zamana karşı başlayan yarışın önünde büyük bir engel oldu. Yakınları enkaz altında olan insanlar isyan etti. Bazı duyumlara göre senin enkazın benim enkazım durumları da yaşandı. Keşke diyoruz yardım ekiplerinin deprem bölgesine intikali daha hızlı olabilseydi de daha çok cana ulaşılabilseydi.  Bu konuda herkesin aynı şeyi düşündüğünü biliyorum ama asıl olan pratiklik, derhal çözüm üretebilmek ve işe girişmekti.

Ülkemiz anayasamıza göre sosyal bir hukuk devletidir. İşte tam da böyle zamanlarda sosyal devletin gereklerini yerine getirmek vatandaş imiz için elzemdir..Depremzedelerin konteynır, çadır, yiyecek, tıbbi yardım ihtiyaçlarına cevap vermek işin acil boyutudur. Daha sonra ise konut ihtiyacı olanlara el uzatılması gerekir. Deprem sonrası hasar tespiti yapıldıktan sonra hukuki süreçlerin başlatılması , yürütülmesi, sorumluların gereken cezaları alması, zarar gören insanların zararlarının tazmin edilmesi de hukuk devletinde yapılması gereken işlerdir..

Deprem sonrası afetin yaralarının sarılması şimdi odaklanmamız gereken en önemli konu elbette. Hiç olmazsa bu sürecin en iyi şekilde yürütülmesi, planlı programlı ve organize şekilde yardımların yapılması, yaşanılan acıların bir nebze de olsa hafifletilmesini sağlayabilir. Üzerinden yakın zamanda pandemi ve büyük bir deprem geçiren insanların psikolojik travmalarını atlatacak, normal hayata dönüşlerini sağlayacak tedbirler derhal uygulanmalıdır.  Mal canın yongasıdır ayrıca paranız olmadan hayatı sürdürmenizde mümkün değildir. Vatandaşın maddi zararlarının karşılanıp evleri yıkılan insanların bir an önce konutihtiyaçları sağlanarak  normal yaşama ulaşmaları sosyal devletin ve hukuk devletininde gereğidir.

Benim kanaatim arama kurtarma çalışmalarında emeği geçen, çaba sarf eden insanlara devlet övünç madalyası verilmesi gerektiğidir. Canını hiçe sayan, ölüm pahasına en kaz altında çalışan insanların bir farkı olmalıdır.Abartılı bulabilirsiniz elbette ancak takdir edersiniz ki depremin  hemen sonrası enkaz altında çalışmak yürek ister ayrıca bilek ister. Onların özel bir teşekkürü hak ettiğine de inanıyorum. Diğer bir teşekkür tabi ki

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.